Korkuların üstüne gitmek,
Söylemesi kolay ama yapması bir o kadar zordur. Zor olmasının sebebi ise düşünülmesi ve hesaplanması gereken konuların çokluğundan kaynaklanır. Sırf korkuların üstüne gitmek icin bodoslama yapılan her hareketin, korkuları pekiştirip hayatımızda derin yaralar açma ihtimali yüksektir. Bunun en güzel örnegini denize girmekten, sudan korkan bir cocukta görebiliriz. Denize girmek istemediği halde zorla sokulan, suya atılan, haberi olmadan kafası suyun altına sokulan cocuklar… Korkuların üstüne gitmeden önce, her korkunun güvenlik duygusu hissiyatı ve oluşan durumlar ile nasıl başa çıkılacağını bilememekten kaynaklandığını hatırlayalım. Bir kişinin korkularının, kendisine güven, etrafındaki kişilere güven, toplumsal düzeyde güven gibi konulardaki eksikliklerden kaynaklandığını akılda tutmakta fayda var. Sonrasında da karşılaşılacak durumla nasıl başa çıkacağını bilememek önemli rol oynuyor. Kendi sahip olduğu özellikler ve bilgi birikimlerini nasıl kullanacağını bilememek, kendimizi o anda nasıl sakinleştirip rahatlatacağımızı bilmemek, etraftan nasıl ne için yardim isteyeceğimizi bilememek, sahip olduğu yasal hakları bilememek, bir hastalığın oluşması ve devam etmesi, teşhis konulması tedavi süreci gibi konuları ayrıntılı bilememesi. Dediğim gibi korkuların üstüne gitmek çok zordur çünkü yapılması gereken bir çok aşamayı beraberinde getirir. Ama oysaki korktuğumuz şeyden uzak durmak, kolay ve uzun vadede yardımcı olmayan bir aşamadır.
Korkuların üstüne gitmek, onlarla baş etmeyi öğrenmek uzun ve macera dolu bir yol. Ama bu yolda yürürken kendimize ait de çok fazla gizli oda keşfederiz. Her keşfedilen oda bizi daha sonrası için güçlü ve hazırlıklı kılar. Bu süreçte sevgi ve sabırla yanınızda olacak birisi, yavaş yavaş adımlar atmak, öncelikle hangi korkudan başlayacağınıza karar vermek ve en önemlisi bu korkunun nerden geldiğini bulmak yardımcı olacak aşamalardır.
