Terapi mi? Oyun mu?

     Travmalar ve zorlu koşullarla dolu insan dünyasında yetişkinlerden daha çok çocuklar zarar görür. Söz konusu narin ve manipülasyona açık çocuklar olunca, yaşadıkları zorlukları aşmaları için uygulanan terapi de bir o kadar nazik ve ifade özgürlüklerini dışa vurabilecekleri rahatlıkta olmalıdır. Bu sebeplerden dolayı oyun terapisi çocuklarımız için kullanılan en güvenli ve uygun yöntemdir. 1919 yılında ilk defa kullanıldığı tespit edilen oyun terapisi 8 psikolojik kuram göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Bu kuramlar; Fazla Enerji Kuramı, Eğlence Kuramı, Tekrarlama Kuramı, Pratik ve Egzersiz Öncesi Kuramı, Uyandırma Değiştirme Kuramı, Psikoanalitik Kuram, Zihinsel Kuram ve Sosyo-Kültürel Kuram (Öğretir A.D. 2008). Terapi oyunun çocukların hayatındaki yeri göz önünde bulundurularak şekillendirilmiştir. Piagetîn de savunduğu gibi; Oyun, somut tecrübe ile soyut düşünce arasında bir köprüdür ve çok önemli olan oyunun sembolik fonksiyonudur. Oyunda çocuk daha önce direkt veya dolaylı olarak tecrübe ettiği olaylar için sembolik olan somut nesnelerle duyguları hareket ettirici bir şekilde uğraşır. Bazen bu bağlantı açık olur bazen de bu bağlantı çok uzaktır. Her iki durumda da oyun çocuğun tecrübelerini düzenlemek için yapılan girişimi sergiler ve bu bazen çocuğun hayatında kendini kontrol altında hissettiğinde birkaç defa gerçekleşmiş olabilir ve bu daha güvenlidir. Oyun, çocuğun iç dünyasına somut şekiller ve ifadeler verir. Duygusal yönden önemli olan tecrübelere oyun ile bir anlam kazandırılır.
Oyun terapisinin sonuçlarını daha iyi anlayıp geliştirmek için yapılan araştırmalar göstermiştir ki, çocuklar üzerinde uygulanan terapiler arasında en çok başarı oyun terapisinden elde edilir. Uluslararası Oyun Terapisi Derneğinin yürütmüş olduğu araştırma sonuçlarına göre, araştırmaya katılan çocukların %71’in de pozitif yönde gelişme saptanmıştır ( Play Theory International, n.d.).

    Oyun terapisinin uygulanma alanı, çocuğun kendini rahat hissedeceği, güvenli ve ihtiyaçlarının karşılandığı özel oyun odalarıdır. Terapi içinde 9 adet temel materyal ve temalar bulunur. 30-45 dk arasında değişen terapilerde çocuklar oyuncakları ile özgürce oyunlarını oynarlarken, terapistler sadece çocukları izlemek ve anlamlandırmak için orada bulunurlar. Burada önemli olan nokta oyun terapisinin kendi içinde yönlendirilen ve yönlendirilmeyen olarak ikiye ayrılmasıdır. Yönlendirilen oyun terapisi 3-4 ay gibi kısa süreli uygulanır ve terapiden önce terapist oynanacak oyunları belirler. Yönlendirilmeyen oyun terapisinde ise çocuğun istediği oyunlar oynanır. Virginia Axline ve Violet Oaklander modern oyun terapisine yaptıkları büyük katkılarında sayesinde bu iki yaklaşım birbirlerine adapte olmuştur(Play Theory International, n.d.).

      Oyun terapisini daha iyi anlamak için biraz irdeleyip, materyallerine ve temalarına göz atalım. Çizim, dans, kil, kum tepsisi, kuklalar ve drama gibi çocukların kendilerini ifade etmelerinde kullandıkları materyallerin yanı sıra, yaratıcı görselleştirme kartları ve hikâye anlatım aktiviteleri de kullanılmaktadır(Play Theory International, n.d.). Çocukların oynadıkları oyunları araştırmacılar 5 temaya indirgemişlerdir ve terapistler bu temalar dâhilinde değerlendirmelerde bulunmaktadır. Temalardan ilki olan agresyon ve güç temasında polis, asker ve kahramanlar gibi oyuncaklar kullanılır. 2. Tema aile ve beslenme temasıdır. Oyuncak bebekler, oyuncak evler kullanılır, bağlılık ve yetişkin aktiviteleri konularında çocuğun tutumu ölçülür. 3. Tema olan kontrol ve güvenlik temasında ise yangın oyunu, inşa etme, bozulma kırılma oyunları oynanır. 4. Temamız keşif ve uzmanlık temasıdır. En iyi yapabildiği görevleri yaptığı uzmanlık oyunu ile yapamadığı görevleri yapmaya çalıştığı başarısızlık oyunu bu temaya girer. Son temamız ise cinselliktir. Cinsel içerikli oyunlar oynaması, cinsel içerikli konuşmalar sergilemesi yaşadığı istismarı gösteren oyunlardır (Ryan V & Edge A 2012).

     Oyun terapisinde aileye veya bakıcılara da görevler düşmektedir. Terapiye başlanmadan önce terapistle görüşmeler yapılmalıdır. Terapistler çocuğun yaşadıkları, içinde bulunduğu sosyal çevre gibi konular hakkında geniş bilgiler edinmelidir (Rye 2010). Terapi öncesi aile görüşmelerinin başka bir amacı da; ailelerin oyun terapisine başta güvenmemeleridir. Bu görüşmeler esnasında izlenecek yollar, terapinin amacı, yaklaşık süresi ve devamlılığın önemi hakkında konuşulmalıdır (Wilson ve Ryan 2005). Her oturumdan sonra terapist detaylara inmeden, o günün temasını ve çocukta gözlemlediklerini aktarır. Ebeveynlere tavsiyelerde bulunur. Bazen evde, sokakta ailelerin çocukları ile gerçekleştirebilecekleri oyun içerikli görevler verirler (McGuire & McGuire D 2001). Aile ile terapistin uyumlu çalışmaları oyun terapisi için çok önemlidir.